Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
BARTIN'DA NELER OLUYOR? Bülent BOSTANCI yazdı...

...

Okunma: 912

31.07.2019 16:49

Facebook'ta Paylaş

Bartın’da siyaset ne işe yarar?

 

Bartın’da siyasi partilerin İl Başkanları seçimden seçime çalışırlar, gündemi takip etmezler, etseler de ses soluk çıkarmazlar.

 

Seçim dönemi yaklaştığında naralar atan o İl Başkanları seçim geçip bittiğinde ticaretlerine, işlerine güçlerine dönerler.

 

Nedendir bilinmez Bartın’da siyasetin anlayışı seçim dışında ki zamanlarda hep yarım uyku halidir!

 

Şehirde onlarca dolap döner, onlarca soruşturma yürütülür ama ne hikmettir ki hiçbir siyasi partinin İl Başkanı çıkıp tek bir açıklama yapmaz. Ne oluyor? diye sormaz!

 

Siyaset yarım uyku halinde olunca çakallarda rahat rahat ava çıkar.

 

Bakarlar ki ortada çıt yok daha iştahla avlanırlar.

 

***

 

Kimi evine ekmek götürme kimi de memleketi götürme telaşındadır.

 

Makam mevki sahibi olmuş koca koca adamlar ve hanım hanım kadınlar memleketi götürürken siyasi otorite de gizli bir derinlik içindedir.

 

Suç cezasız kalmamalı mantığı ile hareket etmesi gereken o siyasi otorite ne hikmetse suçu ört pas etmeye ve suçu işleyeni korumaya yeltenir.

 

Nitekim bu konuda başarılı bir siyaset mekanizmasına sahibiz.

 

O yüzden hak edenlerin makam mevki sahibi olduğu değil hak yiyenlerin hakim olduğu bir memleketiz.

 

***

 

Geçtiğimiz hafta Ulus Orman İşletme Müdürü, bir şef ve bir ormancının ifadesine başvuruldu. Yolsuzluk mu desem? Alengirli işler mi desem? Yanlış işler mi desem..? Ne desem bilemiyorum ama bir şeyler oldu. Üzerinde tomrukların yüklü olduğu 3 tır durduruldu. Soruşturmalar hala devam ediyor.

 

Tabi derin sessizlikte devam ediyor!

 

Kimseler bir şey bilmiyor!

 

Bilende konuşmuyor!

 

Birileri de kadılığa-avukatlığa soyunuyor!

 

***

 

Şimdide Bartın Ağız Diş Sağlığı Merkezinde bir şeyler yaşanıyor.

 

Yolsuzluk mu desem? Alengirli işler mi desem? Yanlış işler mi desem..?

 

Ne desem yine bilemiyorum lakin orada da bir şeyler oldu.

 

Soruşturma sürüyor.

 

Siyasi kanadı kuvvetli bir isimde işin içinde.

 

Aslında birkaç ay öncesinden sinyalleri gelmişti bu durumun.

 

Bakalım soruşturma nasıl ve ne şekilde sonuçlanacak?

 

Hep birlikte bekleyip göreceğiz.

 

Sonuçları da sorgulayıp kamuoyuna aktarmak için elimizden geleni yapacağız.

 

***

 

 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in ülkenin durumu hakkında anlattığı bir fıkradan bahsedilir…

 

Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış.

 

Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var…

 

Karakuşi Kadı, fırıncıya:

 

– “Ben bunu aldım’ demiş.

 

Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin asil sahibi gelmiş:

 

-“Hani bizim ördek?”

 

Fırıncı boynunu büküp:

 

-“Uçtu” deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış…

 

Gayrimüslim de peşinde kovalıyor…

 

Fırıncı bir duvardan atlarken, bilmeden duvarın öteki tarafındaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.

 

Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş. Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış…

 

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı’nın karşısına çıkarmışlar.

 

Ördeğin sahibi, "Bu adam ördeğimi hiç etti" diye şikayet etmiş.

 

Kadı, fırıncıya sormuş: "Ne yaptın bu adamın ördeğini?"

 

Fırıncı "Uçtu" demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:

 

"Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar ’Uçar’ anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil" diyerek fırıncının beraatine karar vermiş.

 

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş... Onun şikáyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: "Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla..."

 

Davacı "Ne olacak?" diye sorunca kadı, "Şimdi" demiş, "Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız."

 

Tabii gayrimüslim şikayetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

 

Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da kadı, "Tamam" demiş, "Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak."

 

Böyle olunca fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi’ye: "Senin şikayetin ne?"

 

Yahudi ellerini açmış, "Ne diyeyim kadı efendi" demiş, "Adaletinle bin yaşa sen e mi?"

 

***

 

Bartın'ın hali de işte böyledir.

 

Şimdi sormak gerekir!

 

Bartın’ın Karakuşi’si kimdir?

 

Bülent BOSTANCI

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

0.26665
0.267072019-10-21 08:09:32