Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
MANAV İL BAŞKANLARI TOPLANTISINA KATILDI

Başbakan Yıldırım referandumu değerlendirdi CHP liderine seslendi...

Okunma: 2555

19.04.2017 18:10

hüseyin manav, ak parti, başbakan yıldırım, ak parti il başkanları,

 

AK Parti 116. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına AK Parti İl Başkanı Av. Hüseyin Manav, Gençlik Kolları Başkanı Orhan Ağdacı, İl Genel Meclisi Baskanı Kenan Dursun, Kadın Kolları Başkanı Yasemin Dora Kurtkaya ile birlikte katılım sağladı.

 

AK Parti İl Başkanı Av. Hüseyin Manav, 16 Nisan’dan anayasa değişikliği halk oylamasının ardından ayağının tozuyla AK Parti 116. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına katıldı. Başkan Manav’a Gençlik Kolları Başkanı Orhan Ağdacı, İl Genel Meclisi Başkanı Kenan Dursun, Kadın Kolları Başkanı Yasemin Dora Kurtkaya’da eşlik etti.

 

İl Başkanı Manav ve beraberindekilerin katıldığı 116. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım referandum sonuçları hakkında değerlendirme de bulunurken, “Milletin kararı net sonuç evet. Bunda hiçbir tereddüt yok. Millet tercihini yaptı kararını verdi. Şimdi herkese düşen bu karara saygı göstermek ve boyun eğmektir. Her seçimden sonra milletimize söz verdiğimiz üzere başarı bizim aklımızı başımızdan almaz, millete gönül bağımızı koparmaz, bizi şımartmaz. Medeni davranışın en önemli ölçüsü sevinci ve üzüntüyü hukukun içerisinde paylaşmak. Biz 80 milyon vatandaşız, birbirimizin hukukuna sonuna kadar saygılıyız. Bizim sevincimiz bir başkasının üzüntüsü olamaz, olmamalı. Bu halkoylamasının neticesini bütün vatandaşlarımızın yararına, geleceği için önemli, olumlu bir sonuç olarak görüyoruz. Sonucu bütün ülkemiz adına vakarla karşılamak mecburiyetindeyiz.” Dedi.

 

Çok iyi değerlendireceğiz

 

Referanduma katılım oranının 1 Kasım seçimlerinden daha yüksek olduğunu ve yüzde 85.3 olan katılım oranının bir rekor olduğunu da ifade eden Başbakan Yıldırım, “Bu rekor katılım oranı için bir kez daha milletime teşekkür ediyorum. Milletim geleceğine, sandığa, demokrasiye sahip çıkmıştır. Bu aynı zamanda ülkemizin demokratikleşme seviyesi ve kalitesini ortaya koymaktadır. Halkoylaması demek doğrudan halkın iradesine müracaat etmek demektir. Bu halkoylamasında evet diyenler de hayır diyenler de başımızın tacıdır. Milletin sözünün üzerine söz söylemek beyhudedir, boştur, ayıptır. Evet, oyları hayır oylarında 1 milyon 379 bin 934 daha fazla çıkmıştır. Vatandaşlarımızın istisnasız her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizi arayan devlet ve hükümet başkanlarına milletimin adına teşekkür ediyorum. Yurtdışındaki vatandaşlarımıza da sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen evet oylarındaki anlamlı artış, terör örgütünün çağrılarına prim verilmediğini açıkça ortaya koymuştur. Vatandaşlarımız birliği, beraberliği, kardeşliği, birlikte Türkiye olmayı tercih etmişlerdir. Bunun için bu sağduyulu yaklaşımdan dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. İnsanlarımızın barış, huzur, refah ve demokrasiden yana tercih kullanmaları, milli bütünlük ve birliğe omuz vermeleri son derece değerli. Millet bu oylamayla sadece anayasa değişikliğini oylamamış aynı zamanda bize ve bütün partilere ince mesajlar vermiştir. Vatandaşın bize 16 Nisan'da ne söylediğini çok iyi değerlendireceğiz.” Dedi.

 

Eleştirinin, itirazın sınırı da hukuktur

 

Referandum konusunda itirazlara da değinen Başbakan Yıldırım, “Bu seçime gölge düşürmemelidir. Ana muhalefet partisi, HDP, Vatan Partisi gibi bazı partiler ve vatandaşlar YSK’ ya itirazda bulunmuştur. YSK’ da bunları değerlendirip, açıklayacağını ilan etmiştir. Gayet tabii hukuk devletinde demokraside itiraz etmek haklarıdır. Bunu anlayışla karşılıyoruz. En aykırı yerden bile gelse kimsenin sesine kulağımıza kapayamayız. Her seçimden sonra çıkan tablodan duyulan memnuniyetsizlikler, şikâyetler, sızlanmalar hep olmuştur. Eleştirinin, itirazın sınırı da hukuktur, adalettir. Hukuk düzeni her türlü ihtimali öngördüğü içindir ki, itirazların gideceği adresi belirlemiştir, bu adres YSK’ dır. İtirazlar değerlendirilecek ve bir karar verilecektir.” Şeklinde konuştu.

 

Gölge düşürmesi üzücüdür

 

Vatandaşları sokağa çağırmak, seçimleri tanımamak, seçimlere gölge çabasının boş ve anlamsız olduğunu ifade ederek konuşmasını sürdüren Başbakan Yıldırım, “Bu vatandaşlarımıza yapılmış çok büyük ayıptır ve haksızlıktır. Ana muhalefet partisine düşen yaptıkları itirazın sonucunu beklemektir. Bunun aksine yapılacak her hareket hukukun dışına çıkmak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Kimsenin hukuksuz bir tavır sergilemesi hoş karşılanmaz. Siyasi tartışmaların zemini meşru siyaset zeminidir. Herkese davetimiz bu meşru zemini korumak olmalıdır. Her vatandaşımdan istediğim bu süreçte azami hassasiyet göstermesidir. Tahriklere kapılmadan uzak durmalıdır. Siyaset yapıyorum diye kimse kimsenin duygularıyla, hissiyatlarıyla oynamaya kalkmasın. Sayın Kılıçdaroğlu 50 milyon yakın insanımızın sandığa giderek oy kullanmasına gölge düşürmesi üzücüdür.” Dedi.

 

Muhalefet halkoylamasının sonucunu hazmetmek zorunda

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletin tercihini tanımak zorunda olduğunu da ifade eden Başbakan Yıldırım, “Söz de karar da milletindir dedik. Bu değişiklik referandum sürecinde bütün araçlar kullanılarak medyada, kamuoyunda muhalefet ve iktidar partisi her türlü çalışmayı yaptı. Milletimiz her tarafı dinledi. Bu değişiklikte hayır kampanyası yapanlar hiçbir sınır tanımadı. Her şeyi söylediler. Gerçekle yakından, uzaktan alakası olmayan bu değişiklikte yer almayan her şeyi söylediler. Ama bir türlü değişiklik ne getirecek ona yönelik tek bir kelime söylemediler. Biz ne dedik ilk günden, bu işin ölçüsü 50+1'dir. Bu işin kuralı, ölçüsü, meşruiyeti budur. Hep böyle olmuştur. Siyasi yasakların sona erdirilmesi 1987 referandumuna bakın. Siyasi yasakları savunan ANAP ile yasaklar kalkmalıdır diye kampanya yapanların arasında sadece 75 bin oy vardır. O zaman meşruiyet tartışması olmamıştır. İngiltere kurucusu olduğu birlikten çıkıyor. Bu önemli kararda evet ile hayır arasındaki fark Türkiye'deki 16 Nisan'daki oy oranından daha az. Orada meşruiyet tartışması olmuyor. ABD'de oy sayısı kaybeden tarafından daha fazla. Ama delege sayısı daha fazla olduğu için Trump kazanıyor. Ama bu orada mesele olmuyor. Ana muhalefet bu halkoylamasının sonucunu hazmetmek zorunda. Demokrasiyi içselleştirmişse hazmetmek zorunda. Çareyi sokakta aramak ana muhalefet partisine yakışmaz. Millet gereken cevabını verir. Türkiye bir hukuk devletidir, yasaları çiğneyecek hiçbir sokak durumuna müsaade etmez. Ben milletime çağrı yapıyorum; tahriklere kapılmayın.” Diye konuştu.

 

2007'de e-muhtırayı desteklediler

 

2019'da belediye seçimleri ile birleştirilmiş Meclis ve Cumhurbaşkanı seçimleri olacağını bunların dışında herhangi bir seçim olmayacağını da kaydeden Başbakan Yıldırım, Vatandaşlarımızın kafasını bulandırmaya gerek yok. Milletimiz 15 Temmuz darbe girişimiyle büyük bir travma yaşadı. Ülkeyi 2023, 2071 hedeflerine hazırlamak için düne göre daha fazla hazırlanmak mecburiyetindeyiz. Sonuçları beğenmeyebilirsiniz ama vatandaşın iradesini gölgelemek kimsenin hakkı değildir. Bütün bunlar ortadayken yapılmaya çalışılanın iyi tahlil etmemiz gerekir. 2002'den beri ana muhalefet meşru demokratik süreçler içerisinde AK Parti'yle rekabet edecek bir çizgiye gelemedi. Sandıkta AK Parti'yi zorlayacak bir netice elde edemedi. Siyasetin meşru sınırlarını hep zorladı. Gönüller kazanmadı, halkı siyasetine ikna etmeden siyaset yapmak sonuç vermiyor. Milletle barışma yolunu seçeceğine bize saldırma yolunu tercih ediyor. Sonuçlar açıklanınca birdenbire referandum sürecindeki ana muhalefet partisi başkanı gitti, CHP eski fabrika ayarlarına döndü. Bunu milletimiz takip ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu yenilgisini gürültüyle, tahrikle bastırmak istiyor. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Belli ki durumunda sıkıntı var. Bizim işimiz onların iç meseleleriyle uğraşmak değil. Hep önümüze engel çıkardılar. 2007'de e-muhtırayı desteklediler. 2008'de AK Parti'ye kapatma davası açıldığında antidemokratik bu girişime ne yazık ki destek verdiler. Bu yanlıştır deme erdemini ve cesaretini gösteremediler.” Dedi.

 

Millete itaat edin rahat edin

 

Ana muhalefetin hala 15 Temmuz'a tiyatro dediğini kaydederek konuşmasına devam eden Başbakan Yıldırım, “Ana muhalefet partisi meşru siyaset çizgisi taşımayan bir siyaseti tercih etti. Bunun bedelini her seferinde sandıkta ödemesine rağmen bu anlayışını terk etmedi. Milletle, vatandaşla barışık olsa, kendileriyle de kavgalı olmaktan kurtulacaklar. Hayırdan hayırsız bir sonuç çıkarmak isteyen ana muhalefete son tavsiyemiz; millete itaat edin rahat edin. AK Parti teşkilatının bütün mensupları çok özverili bir çalışma sergiledi. Alınan sonuçlar zaten bunun ispatıdır. Bütün AK Parti ailesine bu sonucun alınmasında gösterdikleri gayretten dolayı teşekkür ediyorum. Çıkan bu sonuçlar bütün teşkilatımız, bölgede alınan oyların değerlendirmesini önümüzdeki süreçte sakin bir şekilde, serinkanlılıkla yapacağız. AK Parti siyasetinin gereği sürekli muhasebe, sürekli kendini yenilemedir.” şeklinde konuştu.

 

Kazanan Türkiye'dir

 

Referandumda hayır diyenler daha iyi anlamak için gayret edeceklerinin de altını çizen Başbakan Yıldırım, “Onların da gönlünü kazanmanın yolunu bulacağız. Hanım kardeşlerimizle birlikte yeni ufuklara yürüyeceğiz. Gençlik kollarımız aynı dinamik ruhla çalışmalarını sürdürecektir. Türkiye'nin geleceği bu kadrolarla şekillenecek. Bu yol millete hizmet yoludur. AK Parti siyasetinde çığ açmış reformcu bir partidir. Türkiye'de bütün vatandaşlarımızın özgürlüklerini kısıtlayan ne kadar yanlış politika varsa hepsinin önünü açtık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi daha ileri bir demokrasi için başlangıçtır. Biz millete rağmen iş yapmak arzumuz olmadı. AK Parti var oldukça bu ülkede demokrasinin, hukuk devletinin, özgürlüklerin teminatı olmaya devam edecek. Farklılıklara saygı duyduk. AK Parti bugün de yarın da milletinin yanında olacaktır. Halkoylamasından önce bütün samimiyetimizle, evet çıkması halinde bu halkoylamasının kaybedeni olmayacaktır. Kazanan vatandaşımızdır, kazanan millettir, kazanan Türkiye'dir. Kazanan demokrasidir, kazanan hukuk devletidir. Artık demokrasiden dönüş yok. Bunu da herkes böyle bilsin. Pazartesi günü Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplantımızı gerçekleştirdik. OHAL'in 3 ay uzatılması yönünde MGK'nın tavsiyesi doğrultusunda Bakanlar Kurulu olarak karar aldık. Meclis de karara bağlandı. OHAL millete ilan edilmiş değil OHAL bizim 15 Temmuz'dan sonra kendimize ilan ettiğimiz bir durumdur.” Dedi.

 

Üç madde hemen yürürlüğe girecek

 

Bu anayasa değişikliğinin üç tane maddesi hemen yürürlüğe gireceğini de kaydeden Başbakan Yıldırım, “Bir tanesi HSK'nın bu değişiklik doğrultusunda yeniden oluşturulmasıdır. 4 tanesi Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenecek. 2 tanesi Adalet Bakanı ve Müsteşar doğal olarak belirlenecek. Geri kalanı Meclis belirleyecektir. Milli iradeyi temsil eden Meclis ilk defa HSK’ ya üye seçecek. Bu da demokraside yeni bir adımdır. Ayrıca yargıda birlik sağlanacaktır. Askeri mahkemeler fiilen sona erdirilmiş yargı birleştirilmiştir. Dedi.

 

Etiketler: hüseyin manav, ak parti, başbakan yıldırım, ak parti il başkanları,
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

0.04134
0.041682018-12-15 08:06:21