Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
RAFLARDA "İFİL İFİL BARTIN" RÜZGARI

...

Okunma: 6122

13.06.2017 17:31

ifil ifil bartın, kitap, bartın, şive, ali bülent göçmen

Ali Bülent Göçmen tarafından yazılan ve Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Destekleriyle basılan “İfil İfil Bartın” kitabı raflarda yerini aldı. Kitapta Bartın şivesi ile kullanılan kelimeler ve anlamları yer alıyor.

 

Bartın ve yöre halkının günlük yaşamda kullandığı Bartın’a özgü şive ile kullanılan kelimeler ve anlamları Ali Bülent Göçmen tarafından yazılan “İfil İfil Bartın” isimli kitapta derlendi. Bartın Ticaret ve Sanayi Odası yayınları arasında yer alan ve baskısının tamamlanmasıyla okurların ilgisine sunulan kitap, Bartın şivesi için geçmişten geleceğe ışık tutacak özellikte.

 

Kitabın yazarı Ali Bülent Göçmen “İfil İfil Bartın” kitabını başta her zaman yanında desteğini hissettiği eşi Handan Göçmen başta olmak üzere ikizlerim olarak ifade ettiği Huşe Göçmen ve Hüban Göçmen ile manevi evladım olarak ifade ettiği Hüseyin Aşkaroğlu’na ithaf ettiğini söyledi.

 

Ali Bülent Göçmen kitabında Bartın ağzı-şivesi hakkında bazı değerlendirmelerde de bulundu.

 

“Bir sosyal gerçek”

 

Bartın’ın özgün ağzının aileler tarafından çocuklardan uzak tutulmaya çalışıldığını söyleyen Göçmen, “Kanımca ilerleyen yaşlardaki sosyal yaşamlarında “ölçünlü dilimizin” kullanılması gerektiğinde, ağız farkını ayırt edemeyip zor durumda kalacaklarını düşünmektedirler. Oysa gözlemlerimize göre; Bartınlı, çeşitli ruhsal durumlarda ve ya sosyal ortamlarda Bartın ağzından ölçünlü dilimiz olarak kabul edilen İstanbul ağzına, diğer diyalekt ve sosyolektlere kolaylık geçebilmekte ve adaptasyon problemini büyük ölçüde yaşamamaktadır. Ayrıca Bartın halkının oldukça önemli bölümünün, ağızlarını kaba ve utanılacak bir jargon gibi değerlendirdiklerini düşünmekteyiz. Oysa ülkemizin çok az yerinde ve cüz’i benzerliklerin dışında, hiçbir yerinde kullanılmayan, dünyada ise; Karadeniz’in kuzeyinde kökleri tespit edilen Kuman-Kıpçak, bugünkü devamı Karayım Diyalekti dışında, başka örneği henüz tespit edilmemiş bir sosyal gerçekle karşı karşıya bulunmaktayız.” dedi.

 

“Üzülerek tespit ettik”

 

Bartın ve çevresinin uzun yıllar ürettiği ağzın sürdürülebilir bir özelliği olduğuna da dikkat çeken Göçmen, “Son yıllarda gerçekleştirilen kısıtlı birkaç çalışma dışında, metin, gramer gibi çalışmalar yapılmamış ve gelecek kuşaklara belge bırakılmammış olduğundan, uzun yıllar öncesinde kullanılan birçok sözcüğün, kaybolup gitmiş olduğunu üzülerek tespit ettik. Buradan hareketle günümüzde üretilerek hayata geçen sözcüklere kök ve sesletime sadık kalmak koşuluyla mümkün olduğunca yer verdik ki, yitip gitmesinler.” dedi.

 

“Ağızlar Atlasına kaynak olacağı umudu taşımaktayız”

 

Bartınlıların bölge ağzı ile konuşmaktan keyif aldığını da ifade eden Göçmen, “Özellikle bölge dışında yaşamak zorunda kalanlar, bir araya geldiklerinde yöresel diyalekte konuşmaya başlarlar. Bartın şehir merkezi ile kırsalın, ağız kullanımında yer yer farklılıklar görülebilir. Bu çalışmanın, belge olarak gelecek kuşaklara aktarılması, filolojik ve etimojik araştırmalara ve ülkemizde gerçekleştirilmesi beklenen Ağızlar Atlasına kaynak olacağı umudu taşımaktayız. Derleme çalışmasına ilgili duyacak bölgemiz insanlarının, kaynaktan en fazla yararlanacağını ve de yararlanılmasını sağlayarak, gelecek kuşaklara taşıyıcı unsur olacaklarını umuyoruz.” dedi.

 

Teşekkür

 

Göçmen kitabın hazırlık aşamasında katkılarını esirgemeyen Araştırmacı Yazar Çetin Asma, Öğretmen Sinan Bayraklı ile kitabın baskı, tasarım ve teknik işlemlerine verdiği katkılarından dolayı Öğretim Görevlisi Hüseyin Aşkaroğluna’da teşekkür etti.

 

Ali Bülent Göçmen kimdir?

 

19 Mayıs 1956 tarihinde Bartın’da doğan Göçmen Evli ve ikiz kız babasıdır. Ankara Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesinde İdare ve Basın Yayın Eğitimi aldı. Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürü ve Valilik İl Basın Müdürü olarak görev yaptı.

 

Güzelcehisar Lav sütunları ve Gürcüoluk Mağarasını keşfederek Bartın Turizm Destinasyonlarına katılmasını sağladı. Bartın Kültür Merkezinin bölgeye kazandırılması için etkin çalışmalar yaptı. Tel Kırma Tescil Projesini başlattı ve sonuçlandı.

 

Amasra Salatası Coğrafi Değer Tescil Projesini başlatmasına rağmen etkin görevden alınması nedeniyle sonuçlandıramadı.

 

Bölgenin, turizm nimetlerinden azami olarak yararlanması amacıyla Safranbolu-Kurcaşile Turizm Yolu Projesini başlattı. Amasra Turizm İnformasyon Şubesini yaşama geçirdi.

 

Eğitim ve deneyimlerini, kamuoyunun hizmetine aktarmak amacıyla, ülkemizin kanayan yarası olan Yerel Basının işleyişi ile ilgili 195 Sayılı Yasanın önemli bir bölümünü revize ederek hizmete sundu. 2016 yılında emekli oldu.

 

Yıllarca süren alan araştırması ile materyal toplayarak dil ve ağız konusundaki birikimlerini halkı ve ilgili bilim dalının akademik araştırmaları için “İfil İfil Bartın” kitabında bir araya getirdi.

 

Bölge ile ilgili ancak, genel konuların da işleneceği ikinci kitabını okuyucu ile buluşturma çalışmalarına başladı.

 

Kuşağın Son Nostaljik Çığlıkları

 

Göçmen, kitabının arka yüzünde “Kuşağın Son Nostaljik Çığlıkları” başlığı altında Bartın’a dair düşüncelerine işte bu sözlerle yer veriyor;

 

 “Yağmur ve nem demler Bartın’ı. Kaldırım taşlarının arasından fışkırır yeşil. Belinden kesilen ağaçlar bile, küsmeden; filiz, çiçek, dal verir. Kolayı yaşayana güzel, zoru yaşayana zor şehirdir. Bir şekilde yaşanır amma beğenmesen de burası Bartın’dır. Her olumsuzluktan bir güzellik bulur memleketim insanı.

 

Haayırı, hayır yapar.

 

Hayır, güzelliktir iyiliktir Bartın’da!

 

Yöreye, yeni yerleşen bir dostum; güne başlarken, komşusu Hayriye teyzesine; “nasılsın” dediğinde, aldığı tek sözcüklü;” hayır” yanıtıyla, bir hayli sarsılır(!)

 

Ancak tonlama ve vurgulamaların, Türkçemize; Bartın’ın, sevgi katkısını öğrendiği devrisi zamanlarda, Hayriye teyzenin, sabahları; “hayırdır uşaam” temennileriyle, güne daha iyi başlayacaktı!

 

Islaktır memleketim, suyu boldur. Bazen öyle boşalır ki; ümüğünü sıktığımız ırmaklarımız, taşar ve gereken tedbirleri almadığımız, kendilerini hor kullandığımız için, sel olur, her şeyi ıslatır!

 

İnce yağmurdan sonra, yine mis gibi kokar toprağı, kavşak suyu, yine cana can katar…

 

Şairleri, hep güzeli yazardı! Yazın, serin olan evlerimizin, çiçekli pencere önlerini betimlerken, kışın; soğuktan, en az uğranılan epdeslik yanı, şiirde yoktu(!)

 

Hele, soğuk günlerde yapılan banyonun ıstırabından; tas ile başa dökülen sıcak suyun keyfini yaşamayan insanımın, hamam dolabı mahremiyeti ve estetik kaygısıyla, hiç bahsetmezlerdi. Oysa, yaşamın gerçekleriydi!

 

Yaz yazlığını, kış kışlığını, kuş kuşluğunu bilmeliydi!.. Güneş dediğin yakmalı, adamın beynine geçmeliydi(!)

 

En sıcak Ağustos akşamları bile, geç gecelerde ürperilirdi bostanlarda! Konu komşunun, bu hoş üşümelerini, gönülden sohbetler ısıtırdı. Son yıllarda, mevsimler de şavuludan çıktı. Artık kışın bile, ne zaman üşümesi gerektiğini kestiremiyor memleketim insanı. O güzel komşular ise; güzel atlarına binip gitmişlerdi(!)

 

Beşparmak Dağlarının eşiğindeyim, yaşam nereye savuracak hiç belli olmuyor. Bartın niree, Lefkoşa nire(!) Üçüncü kez geldiğim yavru vatanda, yaşamsal bağlar kuruyorum Bartın’ımla ve burada bitiyor kitap.

 

Nasip.”

Etiketler: ifil ifil bartın, kitap, bartın, şive, ali bülent göçmen
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

0.04106
0.041552018-12-18 22:49:47