Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
REKTÖR ADAYI CİVELEKTEN AÇIKLAMA

...

Okunma: 11965

07.11.2016 21:01

Bartın merkezli FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturması kapsamında aralarında akademisyenlerinde bulunduğu 12 kişi gözaltına alınmış ve gözaltına alınan isimler arasında Bartın Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Yakup Civelek’in de olduğu öğrenilmişti.

 

Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Kurucu Dekanı Olarak Bartın Üniversitesi’nde uzun yıllar görev yapan daha sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmalarına devam eden Civelek, 26 Temmuz 2016'da yapılması planlanan ancak 15 Temmuz Darbe Girişimi dolayısıyla iptal edilen rektörlük seçimlerinde Bartın Üniversitesi Rektör Adayı olmuştu.

 

Civelek’in Bartın’da ki demokrasi nöbetlerine ilk gecenin ilk saatinden itibaren sürekli katılan isimlerden birisi olması önemli ayrıntılar arasında yer alıyordu.

 

Civelek'in ifadesinin alınmasının ardından serbest kalması da sevenleri tarafından büyük sevinçle karşılanmıştı.

 

Civelek, Bartın kamuoyunda şok etkisi yaratan gelişmenin ardından hakkında çıkan haberler ve yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.

 

İşte o açıklamalar… 

 

FETÖ Terör Örgütünün şahsıma karşı kurduğu alçakça bir kumpas ve haince bir iftira sebebiyle kanuni prosedürler gereği güvenlik birimlerimiz tarafından emniyete götürülmüş ve buradaki misafirliğim çok kısa sürdü. Bu durumun özellikle yerel medyanın “Şok Şok Şok” başlıkları ile verilecek bir haber olmadığını, bu durumun FETÖ örgütü dahil bazı çevrelere aleyhime kullanacakları bir malzeme olarak değerlendireceklerini düşünüyorum. Bu olay savcılık ve emniyetimizin yapılan ihbar ve iddiaları ortaya çıkarmak için yaptıkları rutin bir uygulamadır. Hakkımdaki iddia ve ihbarları ilgili birimlerin işleme koymaları gerekiyordu. Nitekim öyle de oldu. Tabiî ki bu çok kısa süreli bir durum olsa da FETÖ teröristleri, kriptolar ve menfaat zehirlenmesi yaşayan, beni rakip gören adaylar anında uzman oldukları algı operasyonuna ve manipülasyona başladılar. Sosyal medya başta olmak üzere çeşitli mahfillerde yargısız infaza yöneldiler. Ailem ve kişilik haklarıma saldırıda bulundular. Allahtan emniyetimiz ve başsavcılığımız şahsımı ertesi gün serbest bırakarak bu durumu, önledi ve kötü niyetlilerin hesaplarını akamete uğrattı.

 

 

İLGİLİ BİRİMLERE-KİŞİLERE TEŞEKKÜR


 

1- Bu iftira ve kumpası bir gün gibi inanılmaz bir sürede ortaya çıkaran, Valiliğimiz Sayın Nusret Dirim ile Değerli Müdürümüz Sayın İsa Aydoğdu’nun başında bulunduğu Bartın Emniyet Müdürlüğünü, KOM, İstihbarat ve Asayiş Şube Müdürlüğünü kutluyor, onlara teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kadar kısa sürede, iftira ve kumpastan aklanarak gözaltından serbest bırakılmak, devletimizi ve emniyetimiz adına FETÖ ve PKK, DAİŞ ve diğer TERÖR örgütlerinin, devletin suçlu suçsuz, mağdur-masum herkesi haksız ve adaletsiz biçimde sorguladığını, kötü muamele yaparak günlerce masumları içerde tuttukları yalan ve iftiralarını, algı oluşturma kampanyalarını boşa çıkarması bakımından da çok önemlidir. Şahsıma yapılan bu olay ülkemizde yaşanan ve FETÖ’nün algı operasyonlarındaki önemli vakalarından biridir. Devletin, emniyet güçlerinin adalet ve hukuka ne denli bağlı olduğunu, emniyet mensuplarının ne kadar hak, hukuk, vicdan ve hakkaniyet ölçüleri içinde hassas davrandıklarını göstermiştir. Bu nedenle devletimizin güvenlik güçlerine, polis teşkilatımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca gözaltına alınmamdan itibaren eşime ve çocuklarıma destek olan, Fetö terör örgütüyle asla ve kat’a bir irtibatımın bulunmadığına dair kanaatlerini ve desteklerini ifade eden  Bartın’daki üniversiteden ve dışarıdan dostlarıma, siyasi yetkililere,  başta Ankara, İstanbul, Çorum, Diyarbakır, Van, Rize, Giresun gibi ülkemin pek çok ilinden beni otuz yıldır yakinen tanıyan dost ve arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü ve takdiri, yaşadığım bu kumpas ve iftirayı büyük bir sabır ve metanetle karşılayıp, devletin adaletine olan inancını kaybetmeden tevekkül içinde bekleyen, FETÖ örgütünün algı mensupları gibi şov yapmayan, iftira ve kumpasa uğradığımın bilincinde ve en kısa sürede serbest kalacağımı inancında olan eşime ve ikiz kızlarıma yapmak gerekir. Özetle; iftira ve kumpasa uğradığımın ortaya çıkmasında destek olan, katkı sunan  resmi ve sivil tüm dost, yakın ve arkadaşlarıma teşekkür ediyor, şükran ve hürmetlerimi sunuyorum.

 

 

2- Kısa süreli de olsa  nezarethanede misafir olmam, Terör örgütü mensuplarının devletimiz, hükümetimiz ve istihbarat ve güvenlik birimlerimiz hakkında büyük yalan, iftira yoluyla algı operasyonları yaptıklarını açıkça ortaya koymuştur. Terör örgütü yazılı ve görsel medya, sosyal medya aracılığı ve diğer vesilelerle daima gözaltına alınan, tutuklanan örgüt mensuplarına her türlü olumsuz muamelenin yapıldığını, namaz kılmalarına, Kuran okumalarına, tuvalet ihtiyacını gidermelerine izin vermediklerini ve benzeri türlü türlü kötü muameleye maruz kaldıklarını iddia ederek yalan söylemekte ve iftira atmaktadırlar. Bunların hiçbirinin gerçek olmadığını, hepsinin bir algı oluşturma operasyonu olduğunu yaşadığım bu tecrübe bana açıkça göstermiştir. Emniyet güçlerimizin gözaltındaki kişilere ne denli insancıl ve hakkaniyetle davrandıklarını hatta yapmamaları gereken birçok hizmeti de kendiliğinden yaptıklarını görünce emniyet güçlerimize olan saygım ve güvenim daha da artırmıştır. Algı operasyonları aracılığıyla kısmi eksikliklere rağmen, her zaman mazlumun ve mağdurun yanında olmaya gayret eden devleti ve güvenlik güçlerini menfi bir konumda göstermek ne kadar büyük bir vatan hainliği ve ülke-millet düşmanlığıdır! Takdiri sizlere bırakıyorum

 

3- Kanaatimce, İftira ve yalan kumpasın en önemli sebepleri arasında,  Bartın Üniversitesi’ne Rektör adayı olmam ve bunun engellenmesi ve önlenmesi bulunmaktadır. Bilindiği üzere FETÖ terör örgütü kendinden olmayanları iftira ve yalanla itibarsızlaştırmakta, bu arada fırsattan yaralanarak etkin ve yetkin idari kadrolara kendi mensuplarını yerleştirmektedir. Bu olayda da kendinden olmayan adayları bir şekilde iftira, yalan ve kumpaslara önü kesmeye, kendi adayının önünü açmaya çalışmıştır. Bu konu herkesin açıkça bildiği ve fark ettiği bir husus olduğu için fazla açıklama yapmıyor, takdiri kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Zaten şahsım adına, bu olay devletimizin idari birimlerinde vatansever, milletine ve ülkesine bağlı insanların görev almasının ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Pek çok ülkesini ve milletine bağlı vatansever, çeşitli gerekçelerle idari ve etkili görev talep etmek, bu görevleri yürütmeden, bilerek ya da istemeyerek uzak kalmış, devletimizin stratejik ve etkin idari görevleri terör örgütünün mensuplarının eline geçmiştir. Elhamdülillah bu olay bana bu konuda da çok hassas olmamız gerektiğini gösterdi. Bu vesileyle, korkutmak, yıldırmak ve önümü kesmek için yapılan bu iftira ve kumpasa rağmen daha güçlü ve azimli biçimde rektör adaylığımı sürdürdüğümü yeniden ilan ediyorum

 

 

4- Terör örgütü bu tür yalan ve iftira kumpaslarıyla sapla-samanı karıştırmak, kendi mensuplarının önünü açmak istemiş, bu arada masum insanların da zan altına alınarak mağduriyetin oluşmasına yol açmak istemiştir. Ancak devletimiz ve ilgili birimleri hem benim ve hem de diğer masum insanların iftira ve kumpastan etkilenmemeleri için gerekeni hemen yapmış, kısa sürede serbest bırakılmam mümkün olmuştur.

 

 

6- Otuzbeş yıllık memuriyet hayatımda Ülkem ve Milletimin daha da yücelmesi, yükselmesi için her türlü çabayı harcadım ve buna devam ediyorum Elhamdülillah. Bartın Üniversitesi’nde yaptığım yerel, ulusal ve uluslararası hizmetlerimden rahatsız olan FETÖ terör örgütü, açık ve gizli/kripto mensupları için engel olarak gördükleri şahsımı lekelemek ve itibarsızlaştırmak için iftira ve yalan kumpasına başvurmak dışında bir delil ve çare bulamamışlardır.  Bu kumpasın geçtiğimiz hafta Bartın Üniversitesi adına İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz ve başkanlığını yaptığım, 20 ülkeden 200 bilim insanının katıldığı uluslararası bilimsel ve kültürel etkinlik ardından yapılması manidardır. Zira şahsım için bu güne kadar idari ve adli hiçbir soruşturma yapılmamış, açığa alınma, ihraç edilme gibi bir durum söz konusu olmamıştır. FETÖ örgütü üniversiteye rektör olarak atandığım takdirde  mensup ve müntesiplerinin başına gelecekleri anlayınca, elinde olan bu kumpası ve iftira kampanyasını şahsımı lekelemek ve itibarsızlaştırmak için başlatmıştır. Bundan üzgün ve kırgın değilim. Başta Devletimiz ve Cumhurbaşkanımız her türlü iftira, karalama, yalan ve ihanetle karşılaşmışken benim ve benim durumumdaki pek çok arkadaşımın bu tür olaylarla karşılaşması yadırganmamalıdır. Ancak bu olay benim ve arkadaşlarımın güç ve azmini artırmıştır.

 

 

6- Bu tatlı ve olmayan tecrübe şahsıma bir kez daha şu gerçeği en güçlü bir şekilde öğretmiş, yeniden hatırlatmıştır: “Hangi fikre, inanca, meşreb ve mezhebe, ideolojiye sahip olursak olalım, hepimiz aynı gemideyiz ve tek bir devletimiz, bir tek vatanımız ve ülkemiz var. İnsanımız, milletimiz farklı sosyal tabakalar ait olmakla birlikte bu ülkenin bu vatanın en önemli parçaları olduğu bilincini asla kaybetmemelidir. Türkiye’den başka ülkemiz yok, bu vatanın dışında gidebileceğim hiçbir vatan parçası yok. Bu ülke ve bu aziz vatan elden gidince bizim yok olmamız mukadderdir. Bu nedenle bu vatanı asla ve kata ne içimizdeki bizden görünen vatan hainlerine, FETÖ, PKK, DAİŞ, PYD, YPG ve sair hiçbir terör örgütüne parçalatmayız, böldürmeyiz. Ne de dışarıda dostumuz, müttefik olduğunu söylenilen ülkelere fırsat vermemeliyiz. Kendi içimizde birlik ve bütünlük içinde, uyanık ve dikkatli olmalıyız. İçte ve dışta her türlü terör örgütünün izleri tamamen silinene kadar bir vatandaş olarak devletimizin, hükümetimizin güvenlik güçlerimizin yanında omuz omuza, beraber, iri ve diri olmayız. Bu takdirde bizi kimse yenemez, yıkamaz, bölemez ve parçalayamaz.

 

 

7- Üniversite yıllarımda, sonrasındaki memuriyet hayatımda daima devletimin, milletimin birlik ve bekası için mücadele ettim ve etmeye devam edeceğim. 15 Temmuz Hain darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren eşim ve iki kızımla birlikte Bartın Meydanında, başkomutanımızın talimatıyla günlerce Milletin iradesine sahip çıktım. Bu bayrağın inmeyeceğini, ezanın, dinmeyeceğini, vatanın bölünmeyeceğini tüm dünyaya haykırdık hep birlikte. O günden itibaren kurduğum 10 civarındaki ertesinde whatapps üzerinden “Millet darbeyi çökertti”, “Milletin gücü darbeyi yendi”, “milleti kimse yıldıramaz- yıkamaz” gibi adlarla kurduğum 2500 kişilik ayrı 10 civarında grupla arkadaşlarımı fetö ve örgütün hilelerine karşı uyarıda bulundum. Ancak  iki gün içinde bilinmeyen bir nedenle, belki de Fetö terör örgütünden sebebiyle whatapp  üyeliğim iptal edildi ve kurduğum gruplara girişim engellendi.

 

Yaptığım her türlü iş ve eylemde bu ülkenin birliği, dirliği, iriliği ve gücünü artırmaya çalıştığım ispata gerek duymayacak kadar açıktır. Bu yüzden emniyetteki ifademde, Fetö terör örgütüne üye olma şüphesiyle gözaltına alınmaktan büyük üzüntü ve utanç duymaktayım dedim. Böyle bir suçla ilişkilendirilmeyi asla kabul etmektense, bu aziz vatan ve millet uğruna, Allah rızası için binlerce defa ölmeyi tercih ettiğimi beyan ettim.

 

Prof. Dr. Yakup CİVELEK
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi
Bartın Ünv. İslami İlimler Fak. Kurucu Dekanı
Bartın Üniversitesi Rektör Adayı

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

0.08313
0.083442018-12-12 15:38:19