Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
Şiddet vakası sayısı 11 bin 318

Türk Sağlık Sen tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yapılan basın açıklamasında sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, iş yükü ve ekonomik sorunlara dikkat çekildi.

Okunma: 2161

14.03.2017 18:13

türk sağlık sen, besim coşkun,

Türk Sağlık Sen tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yapılan basın açıklamasında sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, iş yükü ve ekonomik sorunlara dikkat çekildi.

 

Türk Sağlık Sen Bartın Temsilciliği tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Bartın Devlet Hastanesi bahçesinde basın açıklaması gerçekleştirildi. Türk Sağlık Sen Bartın Şube Başkanı Besim Coşkun, sağlık çalışanlarının sorunları ve taleplerine ilişkin yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarına yönelik şiddete de dikkat çekti.

 

Toprağımızdan asla vazgeçmeyeceğiz

 

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların Bartın temsilcilerinin de katıldığı açıklamada Türk Sağlık Sen Bartın Şubesi Başkanı Besim Coşkun 14 Mart Tıp Bayramı’nın ülkeyi işgale karşı tepki, milletin evlatlarının vatan, bayrak ve devlet sevdasının timsali, direnişin bir kaynağı olduğunu ifade edip, “14 Mart 1919'da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'de iki kule arasına dev bir Türk bayrağı asan tıbbiyelilerin ruhu her daim canlı kalacaktır. Türk Sağlık-Sen olarak gururla ifade etmeliyiz ki biz bu asil ruhun temsilcisiyiz. Türk devletine dışarıda kendini bilmez Avrupa ülkelerinin yaptığı düşmanlıklar, içerdeki hainlerin ülkemizi uçuruma götürme için çırpınışları tüm milletimizde bu ruhun her daim canlı kalmasının da zaruri olduğunu göstermektedir. Türkiye sevdasını sivil toplum anlayışının baş tacı yapan bizler; ne ülke sevdamızdan, ne ay yıldızlı bayrağımızdan ne de vatan toprağımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Bize bu ruhu emanet eden tıbbiyelilerin emanetlerine her zaman sahip çıkacağız. Onların ruhu şad mekanı cennet olsun.” Dedi.

 

Şiddet vakası sayısı 11 bin 318

 

Coşkun  açıklamasında sağlık çalışanlarına yönelik şiddete de dikkat çekip, “Bizler 14 Mart’ın ruhunu tüm kalbimizde hissederken, ne yazık ki bugün o ruhun temsilcileri doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın karşılaştığı sorunlar vicdanları yaralamaktadır. Resmi rakamlara göre 2015 yılında beyaz koda bildirilen şiddet vakası sayısı 11 bin 318'dir. Sadece bu resmi rakam dikkate alındığında her gün 31 sağlık çalışanı şiddete uğramaktadır. Tutuklu yargılamanın kağıt üstünde kalması, şiddet uygulayanlara hizmet alımı ile ilgili bir kısıtlama getirilmemesi ve şiddete karşı yeterince mücadele verilmemesi nedeniyle sağlıkta şiddet her geçen gün tırmanmaktadır. Sağlık çalışanları can güvenliğinden yoksun bir şekilde hizmet sunmaktadırlar.” Dedi.

 

Sıkıntılar ve talepler göz ardı edilmektedir

 

Bir yılda muayene sayısının 22 milyon arttığını ve iş yükünün dayanılmaz bir hale geldiğini kaydeden Coşkun, “İş yoğunluğuna çözüm için planlı bir istihdam politikası hala yürürlüğe konmamıştır. 100 Bin kişiye düşen hekim sayısında OCED ortalaması 339 iken Türkiye'de bu sayı 179'dur. Ebe hemşire ortalamaları da farklı değildir. Böylesine bir personel açığı varken, 250 bine yakında ataması yapılamayan sağlık çalışanının olması da ayrı bir garabettir. Kadro bekleyen tüm çalışanların bu talepleri konusunda da ne yazık ki somut bir adım atılmamıştır. Mülakatla alım, tüm görevde yükselme ve unvan değişikliklerinde mülakatın getirilmesi gibi devlete olan güvenci ve inancı sarsacak, adam kayırma ve torpili yaygınlaştıracak uygulamalara da hız verilmesini görmek üzücüdür. Israrlı ve kararlı mücadelemiz sonucunda aile hekimliklerindeki cumartesi nöbetlerinin kaldırılmasına rağmen şimdi de yönetmelik değişikliği ile aile hekimlerimiz sorunlarla baş başa bırakılmak istenmektedir. Ücretlerde kesintiler, yeni performans kriterleri ile cezalar getirmek, cezaları arttırmak, tahsis edilen binalardan aile hekimlerinin çıkarılması ve kendilerine yeni yerler kiralamalarını istemek, yeni görevler yüklemek gibi kabul ve tahammül edilemez düzenlemeler getirilmeye çalışmaktadır. Kamuda farklı meslek grupları ile ilgili maaş artışları ve bazı tazminatların verilmesi gündeme gelirken ne yazık ki hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve talepler göz ardı edilmektedir.” Dedi.

 

14 Mart'ın farklı olmasını istiyoruz

 

Türk Sağlık-Sen tarafından yapılan ankete göre çalışanların yüzde 78,9'u aldığı maaş ve döner sermaye ek ödemesinin yeterli olmadığını düşündüğüne de değinen Coşkun, "Sabit ek ödemenin üzerine ne kadar performansa dayalı döner sermaye alıyorsunuz?' Sorusuna ise çalışanların yüzde 39,4'ü performansa dayalı döner sermaye almadıklarını belirtmiştir. Yüzde 17,4'ü 0-100 TL, yüzde 16,6'sı 200-400 TL, yüzde 8'i 400-600 TL ve yüzde 7'si de 600 TL ve üzerinde performansa dayalı döner sermaye aldıklarını belirtmiştir. Emeklilikte geçinemeyeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 90'ın üzerindedir. Ortada böyle bir tablo varken çalışanların temel beklentisi olan ek göstergelerin yükseltilmesi, döner sermayelerin artırılarak emekliliğe yansıtılması gibi taleplere sırt dönülmesi kabul edilemezdir. Yıpranma payı ile ilgili ortada hiçbir şeyin olmaması da ayrı bir hezeyandır. Türk Sağlık-Sen olarak 2017 yılında bu konularda somut adımlar görmek istiyoruz. Sözle değil icraatla bu meselelerin kamuoyunda gündeme gelmesini bekliyoruz. Dağ gibi sorunlar ortada dururken, en güzel, en yakışıklı doktor anketleri veya övgü dolu kutlama mesajları ile 14 Mart'ın geçiştirilmesini istemiyoruz. Bu seneki 14 Mart'ın farklı olmasını istiyoruz. Bu temennilerle tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramını kutluyor, Millet olarak hepimizin daha huzurlu, aydınlık 14 Mart’lara ve yarınlara ulaşmamızı diliyorum.” Şeklinde konuştu.

 

Etiketler: türk sağlık sen, besim coşkun,
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

0.04099
0.041392018-12-15 07:05:00