Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDEN ANLAMLI ZİYARET

İstanbul’da yaşanan hain terör saldırısının ardından Türkiye tek yürek olmaya devam ediyor. Bartın Üniversitesi öğrencileri çok sayıda polisin ve sivil vatandaşın şehit düştüğü hain terör saldırısı sonrasında Bartın Emniyet Müdürlüğü’ne taziye ziyaretinde bulunarak “Polisimizin Yanındayız” mesajı verdiler.

Okunma: 5923

13.12.2016 16:56

bartın üniversitesi, Bartın Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, bartın il emniyet müdürlüğü, taziye ziyareti

 

Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, akademisyenler ve 100’ü aşkın üniversite öğrencisi Bartın Emniyet Müdürlüğü’ne taziye ziyaretinde bulundu.

 

Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, akademisyenler ve ellerinde ki Türk bayraklarıyla binaya giriş yapan 100’ü aşkın öğrenci Bartın İl Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu tarafından karşılandı. Bina girişinde öğrenciler ve emniyet mensupları fotoğraf çektirirken daha sonra Emniyet Müdürlüğü Binası Konferans Salonunda konuşmalar gerçekleşti.

 

Aydoğdu: “Türkiye birlik beraberlik içersinde ayağa kalktı”

 

Ziyaretlerinden dolayı Üniversite Rektörü Kaplan ve nezdinde tüm öğrencilere teşekkür eden İl Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu yaşanan hain terör saldırısının ardından Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde ayağa kalktığını vurgulayarak, “Beşiktaş Vodafone Arena’nın yanında birisi araç bombası birisi diğeri intihar bombacısı olmak üzere hain bir saldırı girişimi oldu. Bu saldırı sonucunda 44 polis ve vatandaşımız şehit düştü. Çok sayıda vatandaşımız da yaralandı. Bu saldırı sonucu şehit olan meslektaşlarımız ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Bu saldırının sonunda görüldü ki Türkiye birlik beraberlik içersinde ayağa kalktı ve ‘biz bu oyunu bozacağız’ dedi. Üniversitemiz çok büyük bir heyetle acımızı paylaşmaya geldi. Sayın Rektörüme, değerli hocalarımıza ve tüm üniversiteli kardeşlerime çok çok teşekkür ediyor şükranlarımı sunuyorum. Terörün nihayetinde tek bir hedefi vardır. Bu hedef mutlaka politiktir ve karar alıcıları, toplumu bir yöne sevk etmeyi amaçlar. Bu işin sonunda hedeflenen politik hedef insanımızı kendi içinde bölmek ve parçalamaktır. Aklıyla değil korkularıyla hareket etmesini sağlamaktır. Bu saldırıdan sonra görülmüştür ki Türk milleti hiçbir zaman korkularıyla hareket etmeyecektir. Bunu 15 Temmuz hain darbe girişiminin sonucunda hem kendisine, hem Türk milletine hem de tüm dünyaya çok güçlü bir şekilde haykırmıştır. Bugün insanımız bu coğrafyada yaşamanın bir bedeli olduğunu biliyor. Bu işin sonunda bekamızın devam edip etmeyeceğini, kararın kesileceğini biliyor. 1’inci dünya savaşından sonra kapatılmayan defterin sonuçlarını bir şekilde masaya yatırıldığını biliyor. Ve milletimiz birlik, dirlik içerisinde olmazsa kendi içerisinde ister siyasi, ister etnik, ister dini temelli, isterse tuttuğu takıma göre de olsa bölündüğü an sonumuzun Irak gibi, Suriye gibi olacağını biliyor. Bunu bilmesinden dolayıdır ki bu tür olaylar karşısında çok seri şekilde tepki verip birlik ve beraberlik içersinde kenetleniyor. Bizler korkularımıza set çektiğimizde ve bu korkular doğrultusunda harekete geçmediğimiz sürece, aklımızla hareket ettiğimiz sürece birlik beraberliğimizi hiçbir şekilde bozulamayacağına, Orta Doğu’da şekillenen yeni düzen içerisinde söz sahibi olacağımıza ve bu milletin bekasının on binlerce yıldır devam ettiği gibi tarih devam ettiği müddetçe Türk devleti ve Türk devletlerinin olacağına canı gönülden inanıyorum.

 

Sizlerin üzerine düşen iki vazife var

 

Tüm Bartın Üniversiteli kardeşlerimin anlından öpüyorum. Bizim polis olarak öğrencilerimizden tek bir beklentimiz var. Az önce söylediğim gibi terörün nihai hedefi toplumu korkuları ile hareket ettirmektir. Bizler 15 Temmuz’da korkularımızın esiri olmayacağımızı ispatladık. Öğrenciler olarak sizlerin üzerine düşen iki tane vazife var. Bunlardan 1’incisi gönül dünyanızı zenginleştirmek. Allah katında iyi bir insan olmak için, gönül dünyanızı okumayla, bilgiyle, kültürle, aileden gelen birikimlerinizle kamil insan olmak için yol almak. 2’incisi zihin dünyanızı geliştirmek. Bu da aldığınız eğitim en üst seviyeye taşıyarak bu memleket içerisinde tükettiğinizin en az iki katını üretecek bilgi ve donanıma sahip olmak. Bu memlekette askere, polise, koruculara, güvenlik güçlerine sıkılan mermiler bizim şahsımıza değil zaten Türk milletinin üzerine sıkılıyor. Bu görevlere yarın sizler geleceksiniz. Ülkenin içerisinde bu bombalara mazur kalan, doğuda güney doğuda hendek savaşlarında şehit olan, sınır ötesinde dünyanın her yerinden gelen hem devlet güçlerine hem de onların istihbarat örgütlerine karşı savaşan Mehmetçik sizlersiniz. Burada bize atılan bombalar, sınır ötesinde askerimize sıkılan mermiler bizlere değil bizlerin şahsında Türk milletine sıkılıyor. Bunu aşmanın tek yolu gönül dünyamızı, zihin dünyamızı geliştirmek ve bu topluma faydalı olmak için tüketirken en az 2-3 katı üretecek şekilde bilgi ve donanıma sahip olmaktır. Sayın Rektörümün şahsında hepinize çok çok teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” Dedi.

 

Kaplan: “Nasıl bir millet olduğumuzu dünya gördü”

 

Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan’da konuşmasında Türkiye’nin çok ciddi badirelerden geçtiğini ifade ederek, “Fakat Allah’a çok şükürler olsun ki milletimizde Çanakkale, Milli Mücadele ruhu tekrar dirildi ve dimdik ayaktayız. Yaşlısından gencine, çocuğundan ninesine, dedesine kadar hepimiz ayaktayız. Ve gerçekten tarih yeniden oluşuyor. Ümit ediyorum ki bu terör olayları, lanetlenesi cinayet olayları ve cinayet şebekeleri inşallah son oyunlarını oynamaktadır ve oynayacaklardır. Temennimiz budur. Eğer bularla bizleri susturacaklarını ve diz çöktüreceklerini zannediyorlarsa gerçekten yanılıyorlar. Ya bunlar bizim milletimizi tanımıyorlar, ya da tanıdıkları halde cinayet işlemekten zevk alan sadistlerdir. Bu bakımdan bizim umutsuz olmak için hiçbir nedenimiz yok. Tam tersine umutlarımız ve bilincimiz tekrar ayağa dikildi. Ayaktayız ve basınımızın, yazarlarımızın, çizerlerimizin hissiyatı da budur. Bu bağlamda üniversite gençliğimizin bu duyarlılığına da çok teşekkür ediyorum. Biz onların vatan sevgisinden, yurt sevgisinden, millet sevgisinden, gelecek sevgisinden, tarih sevgisinden hiçbir zaman şüphe etmedik, etmeyeceğiz. Bugün de burada çok güzel bir örneğini görüyoruz. Gençlerimiz bugün burada hissiyatlarını ifade etmek üzere polis ağabeylerinin, emniyet mensuplarının yanlarındalar. Onlarla omuz omuzalar. Bu hep bu şekilde devam edecektir. Biz birlik olduğumuz müddetçe bizi hiçbir kuvvet yenemez. Hatta o kadar ki bizim vatanımıza kast edildiği zaman nasıl aslan kesildiğimizi ve nasıl bir millet olduğumuzu dünya gördü. Hatta o kadar gördü ki, bizim bazı tavırlarımızı anlayamıyorlar bile. Çünkü bizdeki vatan sevgisi, imandan kaynaklanan, dinden kaynaklanan bir sevgidir. Çünkü bizim mücadelelerimizin, savaşlarımızın sonucunda, askerlerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz hayatlarını kaybederlerde Şehitlik gibi çok yüce bir mertebeye erişirler. Bu mertebe ki, Allah’ın, ‘Siz onlara ölüler demeyin. Onlar diridir. Siz bilmezsiniz’ müjdesine muhatap olan insanlardır. Kendilerine gıpta ile bakılacak insanlardır. Keza gazilerimizde aynı hedef ve idealle yola çıkmışlardır. Ama onlara şehitlik değil de gazilik nasip olmuştur. Ama gazilikte çok yüksek bir mertebedir. Biz kendilerine gıpta ile, iftihar ile bakıyoruz. Onlar milletimizin iftihar vesilesidirler. Gazilerimiz geleceğimizin şekillenmesinde hayatlarını ortaya koyarak en güzel örnekleri teşkil etmiş insanlardır. Ben bu nedenle Şehit olmuş kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine de baş sağlığı diliyorum. Aynı şekilde sivil vatandaşlarımız da hayatlarını kaybettiler. Onlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza da Allah’tan acil şifalar diliyorum. İnşallah en kısa zamanda iyileşerek hayatlarına devam edeceklerdir.”

 

Zulme her birlikte direneceğiz

 

Bu coğrafyada yaşamanın ağır bedelleri var. Aslında kapatılmamış hesaplar görülüyor. İnşallah bu hesaplar yakında görülmesi gerektiği gibi görülecek ve milletimiz tarihte olduğu gibi onurlu ve haysiyetli yürüyüşüne devam edecektir. Bildiğimiz yüksek bir hakikat var. Milletleri yalan ve dolanla idare edebilirsiniz ama zulümle idare edemezsiniz. Zulüm hiçbir zaman devam edemez. Bunun için rabbimiz bu katillerini canilerin cezasını elbet verecektir. Burada bizde düşmanın silahı ile daha donanımlı şekilde düşmanın karşısına çıkacağız. Ondan sonra da Allah’a dua edeceğiz. Buradan tekrar, tekrar emniyet güçlerimize, askerlerimize şükranlarımı sunuyorum. Vatandaşlarımızın da gösterdiği duyarlılığa şükranlarımı sunuyorum. Böyle bir milletin evladı olmaktan duyduğum iftiharı belirtmek istiyorum. Gerçekten asil bir milletimiz var. Hak ve hakikat karşısında, zulüm karşısında susmayan bir milletimiz var. Bu böyle olduğu sürece bizi Allah’ın izni ile hiçbir kuvvet yenemez ve diz çöktüremez. Zulme her birlikte direneceğiz, haksızlıklara haykıracağız ama, asayişi de bozacak faaliyetlerden uzak duracağız. Bizi bir şekilde bölmek isteyenlerin bilmesi gerekenler var. Biz Selçukluların, Osmanlı’nın torunlarıyız ve biz Türkiye Cumhuriyetiyiz. Bunu kanımızla, canımızla, kolumuzla, bacağımızla, tankların altına yatarak bunu gösterdik. Göstermeye de devam edeceğiz. Aramızdaki hainlerinde aklını başına alması lazım. Hatadan dönmek için hiçbir zaman geç değildir. Dönmezlerse de güvenlik güçlerimiz elbet onlara cezalarını vereceklerdir.” Dedi.

 

Üniversite öğrencileri adına konuşma yapan Bartın Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğrencisi Gamze Dağlı ise Türkiye üzerinde oynanan oyunların farkında olduklarını belirtip terör saldırısında şehit düşen polis ve sivil vatandaşlar için Allah’tan rahmet aileleri ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.

 

Dağlı: “Her şeyin farkındayız”

 

Türkiye’yi daha ileriye taşımak için de göreve hazır olduklarını kaydeden Dağlı, “Öncelikle herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tabi ki en büyük saygı minnet siz değerli polis amcalarımıza abilerimize. Allah sizden binlerce kez razı olsun. Bu dünyada ve öbür dünyada şefahati hep sizin üzerinize olsun. Bugün burada okulumuza devam edebiliyorsak, hastanemize gidip muayene olabiliyorsak, parkımıza gidip çocuklarımızı sallayabiliyorsak hepsi siz değerli polis ve asker amcalarımız abilerimiz sayesinde. Biz Türk gençleri olarak yapılan oyunların, lanetçe ve kalleşçe yapılan her şeyin farkındayız. Okuyan gençlik olarak, hızla büyüyen bir Türkiye olarak hiçbirine prim vermeyeceğiz. Biz burada okulumuza devam edeceğiz, doktorlar muayenelerine devam edecek, öğretmenler tahtalarının başında ders anlatmaya devam edecek. Bu en son Türk ölene kadar devam edecek. Bu bayrak hiçbir zaman inmeyecek. Marşımız hiçbir zaman dinmeyecek. Bu ülkenin polisine askerine bayrağına marşına sahip çıkmayan gönülden sevmeyen her kim varsa içimizde dışımızda sınır kapılarımız sonuna kadar açıktır. Biz geri kalan 80 milyon kardeşimizle birlikte yaşamaya hazırız. Kardeşçe birliğimiz dirliğimiz bozulmadan orta doğu bataklığına sürüklenmeden Türkiye’mizi her zaman ileri götürmeye hazırız. Türk gençleri olarak bizim yapacağımız en büyük işlem okumak. Böyle şeylere prim vermemek. Türk milleti olara biliyoruz ki bir ölürsek bin kişi diriliriz. Allah hepinizden razı olsun. Ölen şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” diye konuştu.

 

Ziyarette Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğrencisi Mehmet Salman tarafından hayatlarını kaybeden şehit polisler ve vatandaşlar için dualar edilirken daha sonra emniyet mensuplarınca öğrencilere gül suyu ve lokum ikram edildi.

Etiketler: bartın üniversitesi, Bartın Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, bartın il emniyet müdürlüğü, taziye ziyareti
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin

0.04109
0.04142018-12-10 04:46:16